Bilakis o, ulu bir Kur’andır. Levh-i mahfuzdadır. Allah en iyi koruyandır. O, merhamet edenlerin en iyisidir. Benim velim Kitab ı indiren Allah’dır ve salihleri veli edinir. Allah bana yeter. O’ndan baş ka ilah yoktur. O’na tevekkül ettim. O, büyük arşın Rabbidir. Yerde ve göklerde ismiyle beraber hiçbir şeyin zarar vermediği Allah’ın ismiyle.

Gençler cesaretimizi takviye ve idame eden sizlersiniz. Siz, almakta olduğunuz terbiye ve irfan ile insanlık ve medeniyetin, vatan sevgisinin, fikir hürriyetinin en kıymetli timsali olacaksınız. Yükselen yeni nesil, istikbal sizsiniz. Cumhuriyeti biz kurduk, onu yükseltecek ve yaşatacak sizsiniz.

“İnsan öldüğü zaman üç şey hariç bütün amelleri kesilir:
• Sadaka-i cariye (devam eden sadaka),
• Faydalanılan ilim,
• Salih evlat.”

Hadis-i Şerif

Biraz kül biraz duman, o benim işte
Kerem misâli yanan, o benim işte
İnanma gözlerine ben, ben değilim
Beni sevdiğin zaman, o benim işte.

/Ümit Yaşar Oğuzcan/

Hayırlı Sabahlar, Bereketli Bir Gün Dileğiyle...

"Dostluk çukurda biriken yağmur suyu değil ki güneş vurunca kurusun. Bizim dostluğumuz deniz misali buharlaşsa da yağmur misali geri döner."

Ali Seyhan, Yayın iletisine yanıt olarak

İyi yolculuklar :) sağ salim gidip gelin inşallah

kendihalindebiri KHB, Yayın iletisine yanıt olarak

Ve Aleykümselam, İnsanın evi huzur, sağ salim döndünüz Evinize hoşgeldiniz 🙂

EKMEK VE TOPRAK BİTERKEN
Erhan Ünal... Ankara Kitap Fuarında tanıdım onu... Övücü sözler yazdığı iki kitabını imzalayıp verdi. Asi Kitap yayını pırıl pırıl iki kitap... Adları, "Ekmek Biterken", "Toprak Biterken"...
Erhan Ünal, bir Anadolu çocuğu, ilginç bir yaşam öyküsü var, yazgısı onu dünyanın birçok yerine savurmuş, boş durmamış oralarda, başarmış, dünyayı da bu arada pek iyi okumuş. Dünya egemenlerinin ve küresel emperyalizmin hedef, oyun ve yöntemlerini eksiksiz algılamış. Bu algılayışı ülkesi bağlamında düşününce de kitap yazmanın gerektiği kanısına varmış.
Erhan Ünal, dünyada bir "Küresel Finans Oligarşisi" olduğunu en başta vurguluyor. Bu oligarşi, toprak ve gıda işine de el atmış. "El atma"... Bu "el" öyle sevecen bir el değil, bir demir pençe, bir sömürü, bir acımasızlık ve vicdansızlık eli.
Topraklar çeşitli oyunlarla bu oligarşinin ya da yerli iş birlikçilerinin eline geçirtiliyor. Tabii bu arada su kaynakları ve diğer doğal kaynaklara da el konuluyor.
Tohumda tekel, tohumda oyun, üretimde zorlayıcılık, tek tiplik... İlaç ve gübre ise cabası işin, katmerli kâr...
Bu kitapları bir yazıya sığdıracak bir hüner sahibi değilim, öylesine dopdolu, ayrıntılı ve önemli. Sayfalarca not aldım. Her Türk aydınına, her yurtsevere, her milliyetçiye önemle ve "mutlaka" kaydıyla salık veriyorum.
Yerimin yettiğince bu kitaplardan önemli bulduğum yerleri de paylaşayım:
-Korku faktörü, yapay açlık korkusu yaratma, tarım savaşı ve Küresel Finans Örgütü'nün mutlak hakimiyet amacı: Sıradan insanların elinde para ve güç olmamalı.
-Küresel nüfusun şehirlere sürülmesi ve toprakların büyük ellere devri.
-Buğday-Mısır ve Soya Fasulyesinde sıkıştırılan gıda üretimi ve beslenme sistemi. ABD'li siyasetçi Kissinger'ın "Petrolü kontrol edebilen, ülkeleri kontrol eder; gıda maddelerini kontrol edebilen ise halkları kontrol eder" o ünlü sözüne uygun olarak işliyor çark.
-İthal tohum ve ilaç bağımlılığı yaratma, yerel tohumları yok etme, Filipinler'de 3000'in üzerinde pirinç türü varken, bu sayı bugün 2'ye inmiş durumda.
-Tohumda gen ve terminatör teknolojisi.
-Dünya nehirlerinde sular azalıyor, bazıları artık denize ulaşamadan yok oluyor, neden?
-"Türkiye Su Enstitüsü" (SUEN) diye bir kurum duymuş muydunuz, duyun bence, bu kitabı okursanız, hangi dalaverenin sonucu ve gereği olduğunu görürsünüz.
-Türkiye'de HES'ler, barajlar, enerji sistemleri ve jeopolitik hesaplar.
-Suyu şişelemek? Neden, ne var bunun ardında?
-Şu ünlü Cargill... Yeterince ne olduğunu biliyor musunuz? Bilseniz iyice kaygılanırsınız dünyamız ve ülkemiz adına, çözüm düşünürsünüz.
-Yeni küresel beslenme sistemine uyarlanmış yeni sağlık sistemi ve oyunlar oyunlar...
-Yoğun, "Süt için" dizi çaba ve kampanyaları niye? Bu kadar süt neden? Süt içmesek ne olurdu, çok mu zarar görürdük. Bu sorunun yanıtı öyle bir "hayır" ki...
-"Endüstriyel Besi Hayvancılığı" nedir? Nedir bunun içindeki, ardındaki oyunlar?
-Mera alanları neden kısıtlanıyor?
-Soya Fasulyesinden elde edilen sprey peyniri, yapay et ve soya sütü... Ne var bunlarda?
-Bitkisel yağlar, palmiye yağları, ekolojik katliam...
-Nişasta bazlı şeker dayatması ve alkol dışı karaciğer yağlanması, karbonhidrat ve buğday glütenine bağlı sorunlar.
-Biyo-yakıt, yenilenebilir yakıt aldatmacası.
Ve daha neler neler...
CAzım Gürbüz
3 Mart 2018 Cumartesi
Yeniçağ Gazetesi

AYRILIK

Deli bir rüzgar esti,
Boldü beni parçalara
Kalbim.kondu ulu bir çınara.
Terk etti beni
Kaldım tek başıma
Ayrılik bu kadarmı zor
Bu kadarmı zor unutmak
Hasretin içimde
Kurşun misali,
Taşınmaz oldu artık.

TEMEL'DEN HASAN'A MEKTUP
.
Yeminlan; ben değil, yengen sorayı
Bu dolar'un yöni ne olur Hasan?
Elektrik yüzinden açtuk arayı
Habu işun soni ne olur Hasan?
.
Bizde üti adeti yok ezelden
Yıkayup çirpup asaruz güzelden
Bi mesaj yaz, bu duymasun, özelden
Bu yaz, çayın toni ne olur Hasan?
.
Ceryan yapayimiş; cami açayi
Evde olan sicakluk da kaçayi
Yaza çıkup yirtarmiyuz paçayi?
"He" de, kurtar beni, ne olur Hasan!
.
Toruna lazımmış fişli salincak
Dedum oni yaza alurum ancak
Fişli alet doli, ev köşe-bucak
Biri buysa bini ne olur Hasan!
.
Sofrada karşılaşuruz nadirden
Sözüm; biz

Hiçbirşey Bulunamadı!

Üzgünüz, ancak {{search_query}} arama sorgunuz için veritabanımızda hiçbir şey bulamadık. Lütfen başka anahtar kelimeler yazarak tekrar deneyin.